|
“Güzelliğine güvenme bir sivilce yeter, servetine güvenme bir kıvılcım yeter.”
Türk Atasözü
İnsanımız tüm insanlar gibi,barınma kaygısını hep ön planda tutarak, ilk fırsatta ailece kendilerini güvende hissedecekleri bir ev almayı ilke ediniyor.
Ekonomimize de pozitif itici güç olan inşaat sektörünün gelişimi ve büyümesi açısından ele alındığında, ihtiyaç halinde ev veya evlerin satın alınmasını destekliyoruz.
Ancak deyişten de anlaşılacağı üzere kıvılcımın çıkaracağı yangının dahi zarar veremeyeceği ,hatta hiçbir ihtiyacı olmadan bekleyen, tamirat istemeyen, aidat istemeyen, çatısı akmayan, gürültücü komşusu olmayan, fiziki zarar verilmesi neredeyse imkansız arsa yatırımı, birinci gayrimenkul yatırımı olarak önerimizdir.
Bu yatırım için öyle yüz binlerce dolarlık arsa ve arazilerden de bahsetmiyorum (bu alınan yerin çok kısa zamanda bu rakamlara gelmeyeceği anlamına gelmez).
İstanbul’un hemen dibinde, Silivri, Çatalca gibi ilçelere bağlı beldelerdeki, çok kısa zamanda imara açılması zorunluluk olan arazilerden bahsediyorum. Bu beldeler, Selimpaşa, Celaliye , Kamiloba, Elbasan, Ortaköy, Kavaklı, Gazipaşa, Ovayenice olarak sıralanabilir.
20-50 bin YTLlik birikimlerimiz ve iyi bir rehber arkadaşla, 2 yıl gibi bir sürede yatırımlarınızın döviz bazında 5 ila 10 katı getiri sağlaması çok olağan.
Ülkemiz inanılmaz bir yabancı sermaye girişi yaşıyor; yatırımcıların gözü İstanbul ve benzer metropollerin “yüzük taşı” denilen yerlerinde. Bu da küçük yatırımcının merkezlerde arazi yatırımı yapmasını imkansız kılarken, illerin, yakın ilçe beldelerine mecburi Türk yatırımcı atağı başlatıyor.
Örneğin Silivri…
2006 başında 20 - 30 YTL fiyatlardan alabileceğiniz imarlı sanayi arazileri yıl sonu geldiğinde 120 YTL / m2 fiyatlarından el değiştirir oldu. Beldelerdeki imarsız araziler 10 YTL / m2 fiyatlarla satılırken yıl sonunda 30-40 YTL / m2 fiyatlarla el değiştirmeye başladı.
Sevgili dostlar, bu daha başlangıç…
Yeni imar planlarında, 3. Havaalanı, yeni tüm üniversiteler ve uydu kentler Avrupa yakasında hep Silivri çevresinde ön görülüyor.
Birikimim küçük demeyin ve Silivri, Çatalca’dan yer edinin.
2 yıl sonra sizin de yüz binlerce dolarla alıcı bulacak gayrimenkullarınız olacak.
Bir örnekle sizlere veda etmek istiyorum ,
Silivri’de, yaz başında 12 ay vadeyle 250 000 YTLye almadığımız 8000 m2 bir imarlı arazi, Ekim ayında 800.000 YTLye el değiştirdi!
Saygı ve sevgiyle…
Mehmet Karasu
Elbasan Köyü Genel Bilgi (Çatalca/İstanbul)
İlçe merkezine 9 Km. uzaklıkta Çatalca - Selim paşa yolu üzerinde Çakıl köyü sapağı geçildikten sonra , sağa sapılarak 4 Km. daha Asfalt bir yoldan gidilerek ulaşılır. Tepe yamacında Şirin ve Modern bir köydür. Köyün yerleşiminde Kısa bir süre köylüler arasında Demokratya diye anılmışsa da daha sonra Elbasan Olarak değiştirilmiş ve günümüzde de bu adla anılmaktadır.
170 Hane bulunan Köyde Evleri tek kat bahçeli, Olmasına karşın Dört kata kadar olanları da mevcuttur. Binalarının % 75 i Betonarme , % 20 si Yığma , % 5 ide Rumlar zamanından kalma evlerden oluşmaktadır. Yerleşim eski bir Rum Köyü imiş , Rumlar zamanında yapılan evlerin ekseriyetinin alt kısımları Taş olup, İkinci katları ahşap olarak yapılmış . Alt katları ahır olarak Kullanılır. Üst katlarda ise kendileri otururlarmış.
Burada yaşayan Rum halkı Çiftçilik , Bağcılık , Hayvancılıkla geçimlerini Temin ederlermiş . Kilisesi Eski Rum okulu , Mezarlığı mevcut imiş. Su anda yaşayan halkı , 1924 Mübadele Antlaşması sonrasında, Yunanistan in Selanik , Babusta , Nasliç ve Vuringista da yaşayan Türkler Deniz yoluyla Mimar Sinan a gelinmiş , İskan için önerilen Şenlik köy , Yeşilköy , ve Kemerburgaz yerleşim yerleri, Gelen köylülerden seçilen bir Heyet tarafından bu yerler gezilmiş, ve Geldikleri ve yaşadıkları ortama benzemediği İçin beğenilmeyip , Yunanistan da yaşadıkları ortama en uygun yer olarak burası seçilmiş ve 150 hane olarak iskan edilmişler.
Rumlardan kalma Okul ve Kilise Bir müddet tadil edilerek Kullanılmışsa da, 1929 yılında İlk okulu, 1952 Yılında da Yeni Camisi yapılmıştır. Rumlardan kalma Kilise ve Mezarlığı da Zaman içerisinde Bakımsızlıktan yok olmuştur. Köyün Kadı köy Çıkışında Büyük Etrafı Duvarlarla çevrilmiş, Bakımlı , Modern bir de Müslüman mezarlığı Kuruluşundan beri hizmet vermektedir. Eski Rumlardan kalma Binaların çoğu yıkılarak , yenilenmiş. Köy içi yolları oldukça düzgün , Ana yolları Asfalt , Ara yolları Kilit Tasıyla kaplı , Her yolunda Kanalizasyonu mevcut , her evinde Elektriği var, isteyenler PTT Hizmetinden yararlanmış. Köy kotu 0212 778 - - - - dir.
Beş yıllık eğitim veren bir okulu ile Kütüphanesi mevcut . İki adet de lojmanı var . İlçe yakın olduğundan sağlıkla ilgili birimi yok. İlçeden faydalanıyor. İçme ve Kullanma suyu Köy hizmetleri tarafından Köyün 3,5 Km dışındaki kaynaktan su alınıp , Köyün üst kısmında yapılan 200 Tonluk gömme depoya terfi ettirilerek, Depolanıp Buradan da cazibe ile , PVC Boru kapalı şebeke sistemiyle her eve ulaşmaktadır. Suyunun sertlik derecesi oldukça fazla olduğundan köylüler sadece kullanma suyu olarak istifade ediyor. İçme suyu olarak ta köy meydanında Osmanlılar tarafından (1907 ) Yaptırılmış. Tarihi Mermer Havuzlu Çeşmenim suyunu içiyorlar. Köyde Şeytan Dere diye anılan devamlı akan derenin üzerine Gölet yapımı İnşaat halinde.
Yerleşimde Otel yok, Kalması icap edenler evlerde veya Muhtarlık binasındaki Misafirhanede ağırlanabiliyor. Köy alanında Mesire yeri oldukça fazla , Bir İçkili Lokantası , Bir Köftecisi , Bakkalı , Tekel bayisi mevcut . Ekmek ihtiyacı bakkallar tarafından ilçeden temin ediliyor. Ama Ekseri ev hanımları Evlerinde yoğurdukları ekmek hamurunu gene evlerinin bahçelerinde yaptıkları fırıncıklarda veya evlerdeki Kuzine (Peçka ) sobalarda pişirerek köy ekmeği olarak ta temin ediyorlar.İki adet Futbol sahası Bir kulüp binası Yeşil Kırmızı renklerle mücadele eden bir futbol takımı mevcut. Koy alanında Fabrika , Tesis yok Bir adet Kuru yemiş deposu bulunuyor.
Köy halkının genel mesleği Tarım ve hayvancılık olmasına karşın, Yeni nesil daha ziyade İlçe etrafında kurulmuş fabrikalarda , devlet dairelerinde , Usta, işçi ve esnaf olarak çalışmayı tercih ediyor. Tarımda Buğday, Arpa , Yulaf , Ayçiçeği yetiştirilip kendi ihtiyaçlarının fazlasını satarak gelir elde ediyorlar. Ayrıca Domates , Bostanda yetiştirilip Ticareti yapılıyor. Meşhur Ürünü olarak da Domatesi gösteriliyor. Eskiden Rumlardan kalma bağlarda üzümcülükte yapılıyormuş, Ama üzüm işleme tesisi bulunmadığı, Bakım , Budama ve ilaçlama masraflarının ağırlığı nedeniyle bağlar sökülüp Tarım alanlarına çevrilmiş.
Sebzecilik , Meyvecilik , Tavukçuluk , Arıcılık Kendi İhtiyaçlarını karşılayacak Kadar yapılmakta Hayvancılık ta İse İyi cins Süt İneği ve Koyun Beslenmekte olup Sütleri Tüccarlara verilerek ticareti yapılıyor. Süt işleyen Tesisleri bulunmuyor Köyde evlenme adetleri , Genelde görücü usulü veya Kızla Erkeğin anlaşması sonucundaAileler arası gidip tanışma , Şart konuşma ve kız isteme adetleri uygulanır. Nişanlılık devresinde , Aileler hazırlık yapar. Çeyiz alma ve , Düğün öncesi Kına gecesi adetleri mutlaka uygulanır. Önce Dini , Sonra resmi Nikah törenleri yapılır. Düğünler Eskiden köy evlerinin bahçelerinde yemekli yapılırken , Günümüzde salon düğünlerine geçilmiştir. Damat Tıraşı , Gelinlik , Damatlık Elbise Adetleri de mutlaka uygulanır. Düğünlerde ekseriyetle İnce saz ve Hafif Batı Müziği çalınarak oynanıp danslar edilerek eğlenilir. Köy arazisinin genel yüz ölçümü 16 400 M2 olup, Hafif eğimli Düzlüktür. Ve
İstanbul da ilk olarak, 120 000 bin fidan dikilerek, Özel orman yetiştirilmiştir. Komşu köyleri Çatalca ilçesi, Çakıl , Ova yenice , Silivri ilçesi, İnceğiz Köyleridir.
Köye gelen Turistler İngilizce , Almanca , Fransızca , Rumca lisanlarında anlaşabileceği insanlar bulabilirler. Tarihi eser olarak 1907 Osmanlı yapımı Mermer Havuz , 1922 yapımı Ayazma Çeşmesi gösterilmekte ve suyunun Sinirsel Hastalıklara iyi geldiği söyleniyor. Köyden Dışarıya İşleri İcabı veya Tahsil için 100 Kadar aile Göç etmesine karşın köyden yer satın alıp villa , ev yaparak yerleşen 30 , 35 Hane gelmiş. Ayrıca İki At birde Köpek Çiftliği kurulmuş.
Kaynak : Yıldıray Güleç ( Yazımız sırasında bilgilerinden istifade ettiğim muhtarı İlker Akbaş , Köy Halkından Cemil Demirel , Demirali Aydoğana Teşekkür Ederiz. )
|