Anasayfa Mehmet KARASU Foto Galeri Şirketlerim Sosyal Sorumluluk Ödüller & Taltifler Fenerbahçe İletişim English ana

BASIN AÇIKLAMASI
Anasayfa » Haberler » BASIN AÇIKLAMASI

 

Kemal Kılıçdaroğlu’na açık davet


11 Ağustos 2008 tarihinde CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu TBMM’ de yaptığı basın toplantısında şahsımı ve şirketimi itham eden tamamen yanlış ve gerçek dışı açıklamalarda bulunmuştur.


Açıklamalarında sunduğu evrak, herhangi bir rüşvet veya iş takibinin belgesi olmayıp, dört kişi arasında imzalanmış bir protokoldür.


Söz konusu evrakta da çok net ifade edildiği gibi sahibi bulunduğum bir arazinin bitişiğindeki komşu parsellerin satın alımı, parsellerin birleştirilmesi ve satılması söz konusudur. Tüm dünyada gayrimenkul geliştirme işleri “land developer” ve “real estate developer” (Arazi ve gayrı menkul geliştiren) firmalar tarafından uluslararası firmalarla ortaklaşa yapılan projeler çerçevesinde yürütülmektedir.


Bu proje de 2 yıldan fazla süren bir arazi geliştirme çalışmasının sonucudur. 2006 yılında tarafımca alınan arazi 2008 yılında satılmıştır. Bu iki yıl içinde bölgede tüm emlak fiyatlarının en az %200 değer kazandığı da herkes tarafından bilinmektedir. Kaldı ki, arazi 3 parselden oluşmakta olup anılan zamanda 6 nolu parselin tamamının 7 ve 8 nolu parselinde ortağı olduğum kayıtlarda son derece açıktır, Arazinin alındığı iddia edilen rakamlar sadece 7 ve 8 nolu parsellerin hissedarlarının payıdır. Satış fiyatı ise 6-7-8 nolu parsellerin birleşmesinden meydana gelen yeni parselin satış fiyatıdır. (Belge No 1)


Yine bir kısım medyada çıkan haberlerde olayın “saf köylünün kandırılarak arsasının ucuza alındığı” şeklinde kasıtlı duygu sömürüsü yapmaya yönelik veya kasıtlı olmayan duygusal yorumlar da tamamen gerçek dışıdır. Parselleri satın aldığım 2006 yılında taraflarca ve 3. şahıslarca yapılan ekspertizlerde, ödenen rakamın Silivri’de emsal arazilere ödenen rayiç m2 değerinden çok yukarda olduğu bilinmektedir. Kaldı ki eski mal sahipleri kamuoyunun kafasında oluşturulmaya çalışılan “ticaret bilmeyen, kolayca kandırılabilecek, saf köylü” imajı ile hiç ilgisi olmayan iş adamları olup, dünyanın önde gelen markalarından birinin de Türkiye distribütörü ve 5 yıldızlı bir otel sahibi saygın bir ailedir.


Bölgenin “ticaret alanına” alınması ile ilgili ilk plan hazırlayan CHP’dir….


İlgili arsa ne 2B arazisi, ne hazine arazisi, ne de imar izni olmayan bir arazidir. Arsa tarafımızca satın alınmadan çok önce, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 2004 yılı 1/50000 ve 1/25000 Nazım imar Planında ticari imara alınmış olan bir arazidir. Hatta 2002 ve 2003 yıllarında da CHP’li ilçe yönetimi tarafından da bölgenin “ticaret alanına” alınması ile ilgili olarak plan yapılmıştır.

(Belge No 2 - ve ekleri  : not: üzerlerine tıklayarak büyük hallerini görebilirsiniz.)


Yürürlükteki bakanlık onaylı planda ticaret alanında emsal 1,5 olup. İlgili arazide emsal 1,25 tir. Arazimizin bedelsiz olarak %35’i kamuya terk edilmiş ve bu bölüm üzerinde devlet hastanesi planlanmıştır. Yapılan tüm işlemler yasal mevzuatlar çerçevesindedir.


Anayasal bir hakkın kullanımı için hiç kimsenin iş takipçiliğine ihtiyaç yoktur.


Arazinin konumuna ve projeye bağlı olarak, benzer hatta daha ileri imar tadilleri tüm belediyeler tarafından yasal çerçeveler içerisinde yapılmakta olup, benzer ve hatta daha ileri imar tadillerinin CHP’li belediyeler tarafından da yapıldığı CHP’li yöneticiler tarafından da çok iyi bilinmektedir. Bu tip projelerde imar tadili için her hangi bir şahsın iş takipçiliğine de ihtiyaç yoktur.


Kaldı ki, en eski imar planına göre bile 22.500 metrekare kapalı alan inşaat yapılma izni olan arazide şu anda yapılan inşaat için alınmış ruhsatta emsale baz kapalı alanın tamamı, sadece 16.887 metrekaredir. Buradan da çok net anlaşılacağı gibi arazide bir emsal rantı söz konusu olmayıp, en eski emsal hakları dahi kullanılmayan bir inşaat yapılmaktadır.


Doğup büyüdüğüm bölgeye uluslararası bir firmanın yatırım yapmasını sağlayarak, büyük bir alışveriş merkezi kazandırılması ve bu alışveriş merkezinin yarattığı katma değer ile bölgenin değerinin arttırılması ve yöredeki yüzlerce insana istihdam sağlaması ile, her açıdan başarılı bir proje olan bu çalışmanın, birçok şahıs ve kurumu töhmet altında bırakarak CHP tarafından CHP - AKP siyasi çatışmasına alet edilmesi son derece üzücüdür.


Ayrıca basında çıkan bazı haberlerde alım-satım bedelleri olarak gösterilen tutarların arasındaki farkın bir vurgun karı gibi gösterilmesi de olayın nasıl çarpıtıldığının başka bir göstergesidir. Tüm işlemler ve tutarları resmi kayıt altında olup, söz konusu satışlardan T.C. devleti hazinesine çeşitli vergi, resim ve harç adı altında 5.000.000 YTL’yi bulan ödemeler yapılmıştır. Sadece tahakkuk ettirilen KDV ödemesi 2.130.974 YTL’dir. .(Belge No 3  not: üzerlerine tıklayarak büyük hallerini görebilirsiniz.)   

Kredi kullanımı için verdiğim teminatlara bakıldığında hiçkimsenin nüfuzunu kullanmaya ihtiyacım olmadığı son derece açıktır.


Suçlamalara maruz kalan Sayın Dişli’nin geçmişte ortağı olduğu Akademi Grubu’nun özel bir bankadan aldığı kredide kişisel birikimleri teminat olarak tutulmuş, buna ek olarak aynı kredi üzerinde sahibi olduğum tüm Akademi Şirketler Grubu şirketlerinin kefaletleri, kişisel tüm varlığımla sorumlu olduğum şahsi kefaletlerim ve sahibi olduğum 7 milyon YTL’den fazla değer biçilmiş çeşitli arazi ipotekleri yer almaktadır. (Kullanılan kredi tutarı sadece 2.200.000 USD’dir.) Bu denli yüksek teminat verilerek kullanılmış bir kredide hiçbir şahsın kişisel hatırına, aracılığına veya ithamlarda belirtildiği gibi “iş takipçiliğine ihtiyaç olmadığı küçüklü büyüklü ticaretle uğraşan veya bankacılık mevzuatını bilen herkes tarafından çok iyi bilinmektedir.


AZİZ SEZGİNER’in mesnetsiz suçlamaları...


Basında çıkan bazı haberlerde belirtildiği gibi “Aziz Sezginer’in satış fiyatını gördükten sonra aldığı payı az bularak bu olayı deşifre ettiği” senaryosu da tamamen gerçek dışıdır. Arazinin satışı 18.01.2008 tarihinde gerçekleştirilmiş, müteakip günlerde birçok gazete de ve Reuters’te (Belge No 4) haber olarak yayınlanmış tüm bunların gerçekleşmesinden sonra 23.01.2008 tarihinde Aziz Sezginer arazinin satışından doğan tüm ortaklık haklarını aldığını ve hiçbir alacağı olmadığını verdiği ibraname ve feragatname ile teyit etmiştir. (Belge No 4.1)    

Söz konusu anlaşmanın iki yıl sonra gündeme gelmesi, arazi satışının sonrasında, arazi satışından doğan tüm ortaklık haklarını aldığını ve hiçbir alacağı olmadığını mahkeme huzurunda da verdiği ibraname ve feragatname ile (Belge No 4.2) teyit eden AZİZ SEZGİNER adlı şahsın, benden ilave menfaatler sağlamak amacı ile defalarca fabrikama gelip ve beni telefonla arayıp “eğer kendisine açıktan ödeme yapmazsam ilgili evrakın içeriğini CHP kanalı ile medyaya ulaştıracağını” dile getirerek beni sürekli rahatsız etmesinden ibarettir. Benimde bu ve buna benzer mesnetsiz suçlama ve rahatsızlıklara itibar etmeyen bir işadamı olarak kendisini her seferinde geri çevirmemden kaynaklıdır.


Aziz Sezginer söz konusu tavrını sonuçlanmış, Yargıtay süreci hakkı de kullanılmamış bir mahkeme kararını saklayarak (Belge No 4.2) Türkiye Cumhuriyeti hukuk sistemini boş yere meşgul etmek suretiyle Silivri savcılığına tamamen mesnetsiz suçlamalarla şikayette bulunmuş, sakladığı mahkeme kararı ve sakladığı ibranamesi (Belge No 4.1 Silivri savcılığına ulaşmış ve 8 Ağustos 2008 tarihinde mesnetsiz şikayet takipsizlik kararıyla neticelenmiştir.


CHP kişisel bir husumete alet edilmiştir…


Şahsın son manipülasyon denemesi de Türkiye Cumhuriyeti Adaletinin verdiği kararla boşa çıkınca daha önceki denemelerinde de söylediği gibi olayı çarpıtarak CHP gibi büyük ve köklü bir kurumun yöneticisini bu husumete alet etme süreci başlamıştır.Malum yöneticinin ise olayın arka planını araştırmadan kolaylıkla açıklanacak bir evrakın, sadece bir kişinin anlattığı yalanlarla dolu bir hikayeye itibar ederek birçok şahıs ve kuruma zarar verecek, itibarını zedeleyecek bir şekilde, tamamen sorumsuzca ve “çamur at izi kalsın” eski siyaset yapma biçimiyle gündeme getirmesi son derece vahim olup, yine Cumhuriyet tarihinin en eski partisi olan CHP’nin bu gibi kişisel husumetlere alet edilmesine olanak veren yöneticilik anlayışıda oldukça düşündürücüdür.


Kemal Kılıçdaroğlunu kendisinin seçeceği bir televizyon kanalında, gerçekleri kamuoyu önünde tartışmak üzere canlı yayına davet ediyorum.


Olayı çarpıtan, olduğundan farklı gösteren, göstermeye çalışan ve buna alet ve aracı olan tüm şahıs ve kurumlardan tüm dava ve tazminat haklarım saklı kalması kaydıyla kamuoyuna saygı ile duyurulur.



Mehmet KARASU

 


Tür : Gündem Tarih : 16.08.2008
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
  • BASIN AÇIKLAMASI
  • Silivri'deki arsanın rüşvet ile imara açılması iddiası hakkında
  • CHP'li Kılıçdaroğlunun, AK Parti'li Dişli'nin rüşvet alacağına dair imzaladığını iddia ettiği belge!
  • AKP'li Şaban Dişli tarafından rüşvet iddialarına açıklama
  • Mehmet Karasu'nun Silivrideki Arsa olayı ile ilgili açıklaması
  • ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA...
  • Yeni bir yıl!
  • Mehmet Karasu Boxer Nisan sayısında
  • Mehmet Karasu Cumhuriyet Pazar'da
  • ETİKET SANAYİCİLERİ DERNEĞİ IV. ULUSAL ETİKET YARIŞMASI
  • Bir CeBİT daha geldi geçti...
  • AkademiUnique eşsizliği tercüme ediyor!
  • "Erdemler Sözlüğü"
  • Akademist, Sanat ile nefes alıyor...
  • AKP MKYK'sına Öneriler
  • TÜRKİYE DEĞERİNİ BULMA YOLUNDA
  • Merkez Bankası Başkanı, bir yıl sonrasına kadar kepengi kapattı!
  • Silivri: Yatırımcıların yeni gözdesi!
  • İki aşk: Akademi ve İstanbul...
  • Elvedalara veda…
  •   
    www.e-jett.com